Fibrodisplazi Ossifikans Progresif (FOP): Nadir Bir Genetik Hastalığın Patogenezi ve Klinik Özellikleri
Fibrodisplazi
Ossifikans Progresif (FOP), insan vücudunda normalde kemikleşmemesi gereken kas, bağ ve tendon gibi
yumuşak dokuların zamanla kemik dokusuna dönüşmesiyle karakterize son derece
nadir bir genetik hastalıktır. Hastalık, ilerleyici bir seyir izler ve
bireylerde hareket kısıtlılığına, deformitelere ve yaşam kalitesinde ciddi
düşüşe neden olur.
Genetik Mekanizma
FOP’un
nedeni, ACVR1 (Activin A
Receptor Type I) geninde meydana gelen tek
nükleotid değişimidir. Bu gen, kemik gelişiminde görev alan “kemik
morfojenetik protein (BMP)” sinyal yolunun önemli bir bileşenini kodlar. Varyasyon
sonucunda reseptör, fizyolojik koşullarda dahi sürekli aktif hale gelir ve
kontrolsüz kemik oluşumuna yol açar.
En sık
gözlenen varyasyon, c.617G>A
(p.R206H) varyantıdır. Bu varyasyonun etkisiyle, vücudun onarım
mekanizması yanlış yönlendirilir ve herhangi bir travma, enjeksiyon veya
inflamasyon süreci kemikleşmeyi tetikler. Böylece zaman içinde yumuşak dokular
içinde “heterotopik kemik” alanları gelişir.
Klinik Bulgular ve Hastalığın Seyri
FOP
genellikle doğumda ayak baş parmaklarında görülen şekil bozukluğu ile
kendini belli eder. Bu bulgu, hastalığın erken dönem tanısında önemli bir
ipucudur. Çocukluk döneminde omuz, boyun veya sırt bölgelerinde ağrılı
şişlikler ortaya çıkar. Bu şişlikler inflamatuar bir süreç gibi başlasa da kısa
sürede sertleşerek kemikleşmeye dönüşür.
Hastalık
ilerledikçe omurga, göğüs kafesi ve çene gibi bölgelerdeki hareket kısıtlılığı
belirginleşir. Son evrelerde solunum zorlukları, beslenme güçlükleri ve
immobiliteye bağlı komplikasyonlar gelişebilir.
Cerrahi
girişimler, kas içi enjeksiyonlar veya biyopsiler kesinlikle önerilmez, çünkü bu işlemler yeni kemik oluşumunu
hızlandırabilir. Bu nedenle tanı konmadan yapılan cerrahi müdahaleler,
hastalığın ilerlemesini dramatik biçimde artırabilir.
Tanı Yöntemleri
Tanı, klinik
gözlemler ve genetik analizle konur. Tipik klinik bulgular — doğumsal parmak
deformitesi ve travma sonrası kemikleşen şişlikler — çoğu vakada tanı için
yeterlidir. Radyolojik olarak, kas dokusu içinde düzensiz kemik oluşumları
izlenir.
Kesin tanı
ise ACVR1 genindeki varyasyonun tespiti
ile doğrulanır. Erken tanı, gereksiz girişimlerin önlenmesi ve hastalığın
yönetiminde büyük önem taşır.
Tedavi ve Yönetim Yaklaşımları
FOP’un
günümüzde kesin tedavisi
bulunmamaktadır. Tedavi yaklaşımları hastalığın ilerleyişini yavaşlatmayı ve
semptomları kontrol altına almayı hedefler.
Akut
alevlenme dönemlerinde kortikosteroidler,
inflamasyonu baskılamak amacıyla kısa süreli olarak uygulanabilir. Ağrı
kontrolü için analjezikler ve antiinflamatuvar ilaçlar kullanılabilir.
Bazı olgularda bisfosfonatlar
kemikleşme sürecini yavaşlatmak amacıyla denenmiştir, ancak etkinlikleri
sınırlıdır.
Son yıllarda
palovaroten adlı retinoid türevi
ilaç, kemik oluşum sürecini düzenleyici etkisi nedeniyle klinik çalışmalarda
incelenmektedir. Ayrıca, ACVR1
reseptörünü hedef alan moleküller üzerine yürütülen araştırmalar da
gelecekte hastalığın genetik düzeyde kontrol altına alınabileceğini
göstermektedir.
Prognoz ve Yaşam Kalitesi
FOP
ilerleyici ve kronik bir hastalıktır. Hastalar genellikle ergenlik dönemine
kadar kısmi hareket kabiliyetine sahip olur; ancak erişkinlikte omurga ve büyük
eklemlerin hareketsiz hale gelmesiyle ciddi kısıtlılıklar oluşur.
Hastalığın
ilerlemesini yavaşlatmak için travmadan kaçınmak, kas içi enjeksiyonlardan uzak
durmak ve enfeksiyon riskini azaltmak önemlidir. Multidisipliner bir yaklaşım —
ortopedi, genetik, göğüs hastalıkları ve fizik tedavi uzmanlarının birlikte
çalışması — yaşam kalitesini artırmada etkilidir.
Sonuç
Fibrodisplazi
Ossifikans Progresif, insan biyolojisinde kemik gelişiminin genetik kontrolünü
anlamak açısından büyük önem taşıyan, ancak tedavisi halen sınırlı olan bir
hastalıktır. Gen düzeyinde yapılan çalışmalar, gelecekte ACVR1 varyasyonunun
düzeltilmesiyle bu hastalığın tamamen durdurulabileceği yönünde umut
vermektedir.
Erken tanı,
uygun hasta yönetimi ve bilinçli klinik yaklaşım, FOP’un neden olduğu geri
dönüşümsüz komplikasyonların önlenmesinde temel unsurlardır.
Kaynakça
- Şimşek E, Binay Ç, Göbüt N. Fibrodisplazi
ossifikans progresif: Olgu sunumu. Güncel Pediatri.
2015;13(3):222–226.
- Tahir Atik, Esra Işık, Hüseyin
Onay, İsmihan Merve Tekin, Hüseyin Günay, Ferda Özkinay. Fibrodisplazi
ossifikans progresif: Klinik ve moleküler bulgularla klasik bir olgu.
Türkiye Klinikleri J Pediatr. 2015;24(4):164–168.
- Önal M, Demir Bajin MD, Yılmaz
T. Fibrodysplasia ossificans progressiva: A case report. Turk J
Pediatr. 2014;56(5):561–564.
- Aksoy B, Esenyel C, Yeşiltepe
R, Kara AN. Fibrodysplasia ossificans progressiva: Bir olgu sunumu.
Acta Orthop Traumatol Turc. 1998;32(6):539–542.
- Pignolo RJ, Kaplan FS, Shore
EM. Fibrodysplasia ossificans progressiva: Diagnosis, management, and
therapeutic horizons. Pediatr Endocrinol Rev. 2013;10 Suppl 2:437–448.