TEK GENLİ HASTALIKLARDA NEDENSEL VARYASYONLARIN SAPTANMASINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Tek genli
(Mendelî) hastalıklar, bir genin işlevinin bozulduğu ya da farklı kalıtsal
modellerle aktarıldığı sıra dışı hastalık grubudur. Bu hastalıklarda asıl
hedefimiz, hastalığın temelinde yatan nedensel
varyasyonu (yani o gen ya da gen bölgesinde yer alan ve hastalık
fenotipine doğrudan neden olan genetik değişkeni) belirlemektir.
1. Nedensel Varyasyon Nedir ve Neden Önemlidir?
“Mendelî
hastalık” tanımına giren bir durumda, ailede gözlenen fenotipin bir genin
varyasyonuna (kalıtsal ya da de novo) atfedilmesi gerekir. Bu nedenle:
- Nedensel varyasyonun
tanımlanması, kesin tanı koyma, farmakogenetik süreçleri açığa çıkarma ve
aileye genetik danışmanlık sunma açısından kritiktir. Örneğin, bir
varyasyon belirlendiğinde bu aile üyeleri için taşıyıcılık, önleyici
tedbirler veya doğrudan tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.
- Ancak, hâlâ birçok olguda
nedensel varyasyon saptanamadığı görülüyor: bir çalışma, klinik amaçlı
ekzonik (WES) dizilemelerin %50’den azında tanı koyabildiğini; tam genom
dizilemesinin (WGS) bile daha düşük oranlara ulaştığını bulmuştur.
- Bu da gösteriyor ki sadece
dizileme teknolojisi yeterli değil; yorumlama, dizin dışı
bölgeler, pedigri
incelemesi, fenotip uyumu
gibi çok katmanlı değerlendirmeler gerekmektedir.
2. Nedensel Varyasyonun Saptanmasında Kullanılan Temel
Adımlar
2.1. Hasta ve Aile İncelemesi (Fenotip & Pedigri)
- Hastanın fenotipi dikkatli
şekilde kaydedilmeli, benzer fenotipli akrabalar, kalıtım paterni,
akrabalık ilişkisi değerlendirilmelidir.
- Pedigride örneğin, resesif
kalıtım, dominant kalıtım, X-bağlı kalıtım, mitokondriyal kalıtım gibi
modeller göz önünde bulundurulur.
- Ancak, bu aşamada “blended
fenotip” (aynı bireyde iki farklı genetik hastalık bir arada) ya da
“gen-fenotip ilişkisi genişlemiş” (phenotype expansion) durumları da
görülebilir, bu da varyasyon saptamasını zorlaştırır.
2.2. Dizileme: WES / WGS ve Veri Filtreleme
- İlk aşamada genellikle WES
(ekson dizilemesi) ya da panel dizilemesi yapılır. Daha sonra gerekirse
WGS’ye geçilebilir.
- Çıkan varyasyonlar, öncelikle nadiren görülen (çoğu zaman
<1% alel frekansı) ve potansiyel
işlevsel etkisi olan varyasyonlar olarak filtre edilir. Örneğin,
nadir varyasyonlar, kodlama bölgesi değişimleri, splice-siteler, sayısal
kopmalar, vb.
- Bilgisayarlı
araçlar (in silico) ile varyasyonun etkisi tahmin edilir. Örneğin Variant
Effect Scoring Tool (VEST) gibi araçlar, Mendel hastalıklarında hangi gene
ait varyasyonların olası olduğunu değerlendirmek için kullanılmıştır.
2.3. Varyasyon Önceliklendirme ve
Yorumlama
- Varyasyonun alel frekansı genin
bilinen hastalık ilişkisi, varyasyonun sınıflandırılması (muhtemel
patojenik, belirsiz anlamlılıkta, vb.), segregasyon analizi, etkilediği
proteinin biyolojisi gibi kriterler dikkate alınır.
- Varyasyona ait fonksiyonel
veriler var ise yorum daha güvenilir olur.
- Ancak birçok durumda “belirsiz
anlamlılıkta varyasyon” ile karşılaşılır bu da tanıyı geciktiren bir
aşamadır.
2.4. Fonksiyonel Doğrulama ve Klinik Yorum
- Eğer olanak varsa, varyasyonun
işlevsel etkisi laboratuvar çalışmasıyla doğrulanabilir
- Klinik olarak bu varyasyonun
hastalığın seyrine, aile geçmişine ve fenotipe uyumu değerlendirilir.
- Son olarak, genetik danışmanlık
yapılmalı, aile bireylerine taşıyıcılık riski, doğum öncesi seçenekler,
tedavi/izlem stratejileri sunulmalıdır.
3. Karşılaşılan Zorluklar ve Uygulamadaki Engel Olan
Faktörler
Tek genli
hastalıklarda nedensel varyasyon saptanmasını engelleyen birçok faktör
mevcuttur. Öne çıkanlar şunlardır:
- Teknik sınırlar: WES, kodlama bölgelerini iyi
yakalar ama derin intronik bölgeler, yapı varyasyonları tekrarlayan
diziler ya da epigenetik değişimler gibi alanları kaçırabilir.
- Yorumlama güçlükleri: Bir varyasyon nadir olabilir
ama gerçekten hastalığa neden olmayabilir; penetrans düşük olabilir;
fenotip genişleyebilir; ya da aynı gen için farklı kalıtım modelleri
olabilir. Örneğin bir çalışmada varyasyonla ilgili yorumlama ya da
gen-hastalık ilişkisi nedeniyle yaşanan gecikmeler büyük oranda
görülmüştür.
- Fenotip-genetik heterojenite: Aynı fenotipi farklı genler
ya da farklı varyasyon modelleri oluşturabilir (lokus heterojenite, alelik
heterojenite), bu da doğru genin ve doğru varyasyonun saptanmasını
zorlaştırır.
- Pedigri ve örnek sayısı
yetersizliği:
Özellikle az sayıdaki aile veya tek vaka çalışmaları için varyasyonun
hastalığa neden olduğunu güçlü şekilde kanıtlamak zor olabilir.
- Yorumlanmamış genler / yeni
gen-hastalık ilişkileri: Varyasyonun saptandığı genin daha önce
hastalıkla ilişkilendirilmemiş olması, yorumlamayı zorlaştırır. Örneğin
büyük bir kohort çalışmasında ~10% ailede novel gen-hastalık ilişkisi
tespit edilmiştir.
4. Güncel Stratejiler ve Geleceğe Yönelik Yaklaşımlar
Tek genli
hastalıklarda nedensel varyasyonları bulma oranını artırmak için birçok yöntem
geliştirilmiştir:
- RNA-seq ve transkriptom
analizleri:
Sadece DNA düzeyinde değil, RNA düzeyinde de anormallikleri aramak tanı
oranını artırmaktadır.
- Yapısal varyasyon (SV) ve
uzun-okuma dizilemesi: WES ile bulunamayan varyasyonları yakalamak
açısından önem taşıyor.
- Tekrardan analiz (reanalysis)
ve veri paylaşımları: Çözülememiş vakaların zaman içinde tekrar
analiz edilmesi, yeni gen-hastalık ilişkilerinin bulunması veya filtreleme
stratejilerinde gelişme sayesinde tanı oranı artmaktadır.
- Veri tabanı ve kaynakların
gelişimi: Büyük
halk veritabanları gen-fenotip veri tabanları, fonksiyonel anotasyon
kaynakları yorumlama sürecini destekliyor.
- Yapay zeka ve makine öğrenmesi
uygulamaları:
Varyasyon etkisinin tahmin edilmesi, gen önceliklendirme algoritmaları gibi
araçlar tanı sürecini hızlandırmaktadır.
Sonuç
Tek genli
(Mendelî) hastalıklarda doğru nedensel varyasyonu saptamak, hasta ve aile için
büyük önem taşır. Teknolojik ilerlemeler (WES, WGS, RNA-seq, uzun-okuma
dizilemesi) bu alana büyük katkı sağlasa da, başarı oranını birinci derecede
etkileyen unsur yorumlama, pedigri-fenotip ilişkisinin doğru kurulması,
yeni gen ilişkilendirmeleri ve çok katmanlı analiz stratejileridir.
Gelecekte tanı koyma oranlarının artması beklenmektedir; bu da hastalara daha
hızlı, kesin ve kişiselleştirilmiş bir genetik tanı ve bakım sunma şansımızı
artıracaktır.
Kaynaklar
- AlAbdi, L., Maddirevula, S.,
Shamseldin, H. E., et al. “Diagnostic implications of pitfalls in causal
variant identification based on 4 577 molecularly characterized families.”
Nature Communications 14: 5269 (2023). PubMed+1
- Zhou, Z. “Improving genetic
diagnosis of Mendelian disease with RNA sequencing.” [Journal]
(2022). spj.science.org
- Cummings, B. B., et al.
“Improving the genetic diagnosis of Mendelian disorders using
RNA-sequencing.” Science Translational Medicine (2017). PMC
- Li, M. X., et al. “A
comprehensive framework for prioritizing variants in exome sequencing
studies.” Nucleic Acids Research 40(7): e53 (2012). OUP Academic
- Carter, H., et al. “Identifying
Mendelian disease genes with the Variant Effect Scoring Tool (VEST).” BMC
Genomics 14 (S3): S3 (2013). BioMed Central